Teknolojiiklim teknolojilerisu teknolojilerisürdürülebilirlik

İklim Teknolojileri Programı'na Seçilen Girişimler

person

Çebi Medya

Yapay Zeka & Teknoloji Editörü

calendar_month23 Mart 2026
schedule7 dk
İklim Teknolojileri Programı'na Seçilen Girişimler

İklim Teknolojileri Programı'na Seçilen Girişimler

Koç Holding ve Koç Üniversitesi Girişimcilik Merkezi KWORKS iş birliğiyle hayata geçirilen İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı, ilk döneminde dört yenilikçi girişimi bünyesine kattı: BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek. Program, özellikle su teknolojileri alanına odaklanarak, iklim kriziyle mücadelede kritik rol oynayan bir altyapı inşa etmeyi hedefliyor.

İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı: Su Odaklı Yenilikçi Bir Adım

Koç Holding ve Koç Üniversitesi Girişimcilik Merkezi KWORKS iş birliğiyle hayata geçirilen İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı, ilk döneminde dört yenilikçi girişimi bünyesine kattı: BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek. Program, özellikle su teknolojileri alanına odaklanarak, iklim kriziyle mücadelede kritik rol oynayan bir altyapı inşa etmeyi hedefliyor.

Bu yazıda, programın arka planını, seçilen girişimlerin sunduğu çözümleri, Türkiye’deki işletmeler için ne anlama geldiğini ve iklim teknolojilerinin geleceğine dair beklentileri detaylı biçimde ele alacağız.

---

İklim Teknolojilerinin Arka Planı ve Sektördeki Önemi

İklim Teknolojileri Nedir?

İklim teknolojileri, iklim krizinin etkilerini azaltmayı (mitigasyon) veya bu etkilere uyum sağlamayı (adaptasyon) amaçlayan teknolojik çözümleri kapsar. Bu çözümler; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, atık yönetimi, karbon yakalama, su yönetimi, akıllı tarım, sürdürülebilir ulaştırma gibi çok geniş bir alanı içine alır.

Su, bu alanlar içinde en kritik kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Çünkü:

  • Sanayide kullanılan su, küresel su tüketiminin yaklaşık %20’sini oluşturuyor.
  • Tarım sektörü, dünya genelinde tatlı su kullanımının %70’inden fazlasını tüketiyor.
  • İklim değişikliğiyle birlikte kuraklık, düzensiz yağış ve sel olayları artarken, suya erişim hem ekonomik hem de jeopolitik bir mesele haline geliyor.

Bu nedenle, su teknolojileri odaklı iklim girişimleri, yalnızca çevresel sürdürülebilirlik için değil, aynı zamanda ekonomik rekabet gücü ve tedarik zinciri sürekliliği için de stratejik önem taşıyor.

Neden Hızlandırma Programları Kritik?

İklim teknolojileri genellikle:

  • Yüksek Ar-Ge maliyetine sahip,
  • Ticarileşmesi görece uzun süren,
  • Regülasyonlarla yakından ilişkili alanlar.

Bu yüzden, büyük holdinglerin ve üniversitelerin birlikte yürüttüğü hızlandırma programları;

  • Mentorluk,
  • Teknik ve iş geliştirme desteği,
  • Kurumsal iş birliği ve pilot proje imkânı,
  • Yatırımcı ağlarına erişim

sunarak, iklim girişimlerinin ölçeklenmesini hızlandırıyor. Koç Holding ve KWORKS ortaklığındaki İklim Teknolojileri Programı da tam bu noktada devreye giriyor.

---

Programın Kapsamı: Eğitim, Mentorluk ve Kurumsal İş Birlikleri

İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı, klasik bir girişim hızlandırma programından daha fazlasını hedefliyor. Program kapsamında girişimlere sunulan temel bileşenler şunlar:

  1. Eğitim ve Atölyeler

- İklim odaklı iş modeli geliştirme - Etki ölçümü (impact measurement) ve sürdürülebilirlik raporlaması - Regülasyonlar, teşvikler ve fonlara erişim

  1. Mentorluk ve Koçluk

- Koç Topluluğu şirketlerinden üst düzey yöneticilerle mentorluk - Teknik uzmanlarla ürün geliştirme desteği - İş geliştirme, satış ve kurumsal müşteriye erişim stratejileri

  1. Yatırım ve Fonlama Fırsatları

- Melek yatırımcı ve VC (risk sermayesi) ağlarına erişim - Uygun görülen girişimler için doğrudan yatırım imkânı - Ulusal ve uluslararası iklim fonları ve hibelerine yönlendirme

  1. Koç Topluluğu ile Pilot Projeler

- Sanayi tesislerinde gerçek ortamda PoC (Proof of Concept) uygulamaları - TürkTraktör, Entek gibi şirketlerle dijital tarım ve enerji-su verimliliği projeleri - Çözümlerin ölçeklenebilirliğini test edecek saha uygulamaları

Bu yapı, girişimlere sadece teorik bilgi değil, doğrudan pazara giriş ve kurumsal müşteriyle çalışma deneyimi kazandırıyor.

---

Seçilen Dört Girişim: Su Teknolojilerinde Yeni Nesil Çözümler

BlueIT: Dijital Su Yönetimi ve Yapay Zeka

BlueIT, sanayi tesisleri ve ticari binalar için geliştirdiği dijital su yönetim platformu ile öne çıkıyor. Platform, su tüketimini ve suya bağlı süreçleri yapay zeka destekli analizlerle izleyip optimize ediyor.

Öne çıkan özellikler:

  • 40’tan fazla tesiste aktif kullanım
  • Gerçek zamanlı su tüketimi ve kayıp-kaçak takibi
  • Süreç bazlı su analizi (soğutma, proses suyu, temizlik vb.)
  • Yapay zeka ile anomalilerin tespiti ve önleyici bakım önerileri

BlueIT’in sunduğu bu yaklaşım, özellikle büyük ölçekli sanayi tesislerinde:

  • Su tüketiminde %10–30 arası tasarruf,
  • Enerji ve kimyasal kullanımında azalma,
  • Suya bağlı arıza ve duruş sürelerinde azalma

sağlama potansiyeline sahip.

Türkiye’de üretim yapan işletmeler için bu tür çözümler, hem maliyet avantajı hem de ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) raporlamasında güçlü bir argüman anlamına geliyor. Benzer şekilde, Chatbot ile Satış Otomasyonu gibi dijitalleşme odaklı çözümler, işletmelerin süreçlerini akıllandırırken; BlueIT gibi iklim odaklı platformlar, bu dönüşümü sürdürülebilirlik eksenine taşıyor.

Cleture: Yapay Zeka Destekli ESG ve Sürdürülebilirlik Raporlaması

Cleture, şirketlerin ESG ve sürdürülebilirlik raporlamalarını otomatikleştiren yapay zeka destekli bir veri platformu. Özellikle karbon ve su ayak izi hesaplamalarında, farklı veri kaynaklarını tek çatı altında topluyor.

Teknik yetkinlikler:

  • ERP, IoT sensörleri ve saha verilerinden otomatik veri çekme
  • Sera gazı emisyonu ve su ayak izi hesaplaması
  • Otomatik raporlama şablonları (GRI, CSRD vb. standartlara uyumlu)
  • Yönetim panelleri ile üst düzey yöneticilere karar desteği

Türkiye’de özellikle büyük şirketler ve halka açık firmalar için sürdürülebilirlik raporlaması artık bir tercih değil, giderek regülasyon kaynaklı bir zorunluluk haline geliyor. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamaları, ihracat yapan Türk şirketleri için bu tür platformları stratejik hale getiriyor.

Cleture, bu açıdan sadece bir raporlama aracı değil, aynı zamanda veri temelli sürdürülebilirlik yönetimi sunuyor.

Generative Nature: Yapay Zeka Tabanlı Topraksız Tarım Çözümleri

Generative Nature, topraksız tarım seraları için geliştirdiği yapay zeka tabanlı sistemle, bitkilerin ihtiyaçlarına göre gübreleme reçeteleri oluşturuyor. Tamamen Türkiye’de yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla, hem verimliliği hem de su kullanımını optimize etmeyi hedefliyor.

Öne çıkan katkılar:

  • Bitki gelişim verileri, iklim koşulları ve besin değerlerini analiz eden yapay zeka modeli
  • Otomatik gübreleme reçeteleri ile girdi maliyetlerinde azalma
  • Daha kontrollü sulama ile su tasarrufu
  • Daha yüksek ürün verimi ve kalite standardizasyonu

Tarımda su kullanımının küresel tatlı su tüketimindeki payı %70’in üzerinde. Özellikle iklim değişikliğinin etkilerini yoğun yaşayan bölgelerde, topraksız tarım ve akıllı sulama çözümleri, gıda güvenliği için kritik hale geliyor.

Generative Nature’ın yaklaşımı, Türk tarım sektörü için şu açılardan önemli:

  • Su kıtlığı riski olan bölgelerde üretimin sürdürülebilirliği
  • İhracat odaklı üretimde kalite ve verimlilik artışı
  • Çiftçilerin veri temelli karar alma süreçlerine geçişi

Bu tür dijital tarım çözümleri, Koç Topluluğu şirketlerinden TürkTraktör’ün dijital tarım uygulamaları ile de doğal bir sinerji oluşturuyor.

Gristek: Gri Su Arıtma ile Maliyet ve Ayak İzi Azaltımı

Gristek, gri su arıtma donanımları ile su maliyetlerini önemli ölçüde düşüren, aynı zamanda tak-çalıştır yapısıyla kolay entegre edilebilen bir sistem sunuyor. Gri su; duş, lavabo, çamaşır gibi kaynaklardan gelen, atık suya göre daha az kirli olan ve doğru arıtmayla yeniden kullanılabilen suyu ifade ediyor.

Gristek’in sunduğu avantajlar:

  • Gri suyun arıtılarak tekrar kullanımını sağlayan kompakt sistemler
  • Gerçek zamanlı dijital su ayak izi takibi
  • Otel, site, endüstriyel tesis gibi yapılarda su faturalarında ciddi düşüş
  • Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA/SDG) doğrudan katkı

Bu tür çözümler, özellikle su maliyetlerinin hızla arttığı, kuraklık riskinin yükseldiği bölgelerde yatırım geri dönüş süresi kısa projeler olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda, kurumsal şirketlerin sürdürülebilirlik hedefleri içinde raporlayabildiği somut bir etki alanı yaratıyor.

---

Türkiye’de Su Yönetimi: İşletmeler İçin Ne Anlama Geliyor?

Artan Su Riski ve Regülasyon Baskısı

Türkiye, iklim değişikliği etkilerini yoğun hisseden ülkeler arasında. Meteorolojik verilere göre:

  • Son 50 yılda Türkiye’de ortalama sıcaklıklar yaklaşık 1,5°C arttı.
  • Kuraklık ve aşırı hava olayları daha sık görülmeye başladı.
  • Birçok havzada kişi başına düşen su miktarı, su stresi eşiğine yaklaştı.

Bu tablo, özellikle su yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için şu riskleri beraberinde getiriyor:

  • Artan su ve enerji maliyetleri
  • Üretim kesintileri ve tedarik zinciri riskleri
  • Kurumsal itibar kaybı (özellikle global markalarla çalışan tedarikçiler için)
  • AB pazarına ihracatta çevresel performans baskısı

Bu bağlamda, BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek gibi girişimler, Türkiye’deki işletmelere hem risk yönetimi hem de rekabet avantajı sunuyor.

Dijitalleşme ve İklim Teknolojilerinin Kesişim Noktası

İklim teknolojileri, çoğu zaman IoT, yapay zeka, veri analitiği ve bulut teknolojileri ile iç içe. Bu nedenle, dijital dönüşüm yatırımları ile iklim odaklı yatırımlar birbirini destekliyor.

Örneğin:

  • BlueIT’in dijital su yönetim sistemi, IoT sensörleri ve yapay zeka analitiği ile çalışıyor.
  • Cleture, ERP ve IoT verilerini bir araya getirerek sürdürülebilirlik raporlamasını otomatikleştiriyor.
  • Generative Nature, seralardan topladığı verileri yapay zeka ile işleyerek gübreleme ve sulama kararlarını optimize ediyor.
  • Gristek, arıtma sistemlerine entegre ettiği dijital takip modülleriyle su ayak izini görünür kılıyor.

Benzer şekilde, işletmeler müşteri iletişimi tarafında çok kanallı müşteri iletişimi ve yapay zeka müşteri hizmetleri gibi çözümlerle dijitalleşirken, operasyon tarafında da iklim teknolojileriyle kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında dönüşüm yaşayabiliyor.

---

Koç Topluluğu’nun Su Yönetimi Vizyonu ve Küresel Konumlanma

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini hem çevresel hem de ekonomik açıdan kritik bir öncelik olarak tanımlıyor. Dünyanın büyük kısmı sularla kaplı olsa da, bunun yalnızca yaklaşık %3’ü tatlı su ve kullanılabilir durumda. Bu sınırlı kaynağın verimli yönetimi, geleceğin en önemli rekabet alanlarından biri.

Uluslararası İnisiyatifler ve Koç Topluluğu

Koç Topluluğu, su yönetimi konusunda uluslararası iş birliklerine de aktif şekilde katılıyor:

  • Birleşmiş Milletler’in CEO Water Mandate oluşumunun imzacısı
  • Dünya Ekonomik Forumu’nun Water Futures topluluğu üyesi

Bu üyelikler, Koç Topluluğu’na:

  • Küresel en iyi uygulamalara erken erişim,
  • Politika ve standartların oluşumunda söz sahibi olma,
  • İklim ve su odaklı girişimlerle global ağlar üzerinden iş birliği yapma

imkânı sağlıyor.

Topluluk şirketlerinden Entek ve TürkTraktör, yapay zeka ve dijital tarım uygulamalarıyla su verimliliğini artırıcı projeler yürütüyor. Bu projeler, İklim Teknolojileri Programı’na seçilen girişimlerle doğal iş birliği alanları yaratıyor.

---

Rakamlar, İstatistikler ve Karşılaştırmalar

  • Küresel iklim teknolojileri yatırımları, çeşitli raporlara göre son yıllarda yıllık 70–80 milyar dolar bandına ulaştı.
  • Su teknolojileri pazarının ise 2030’a kadar yüz milyarlarca dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağı öngörülüyor.
  • Türkiye’de su kaynaklarının %74’ü tarımda, %13’ü sanayide, %13’ü ise içme-kullanma suyu olarak tüketiliyor.
  • OECD projeksiyonlarına göre, 2050’ye kadar dünya nüfusunun yaklaşık %40’ı su stresi yaşayan bölgelerde yaşayacak.

Bu veriler, su odaklı iklim teknolojilerinin yalnızca çevre için değil, ekonomik sürdürülebilirlik ve jeopolitik istikrar için de kritik olduğunu gösteriyor.

Türkiye özelinde, iklim ve teknoloji girişimlerine artan yatırım ilgisi, 2025’in İlk Yarısında Türkiye’de Yatırım Hareketliliği gibi analizlerde de ortaya konuyor. İklim teknolojileri girişimlerinin, önümüzdeki dönemde bu yatırım hareketliliğinde daha büyük bir pay alması bekleniyor.

---

Gelecek Öngörüleri: İklim Teknolojileri ve Su Çözümlerinin Yükselişi

1. Regülasyon Kaynaklı Zorunlu Dönüşüm

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı, CBAM ve sürdürülebilirlik raporlama standartları, Türk ihracatçıları doğrudan etkiliyor. Önümüzdeki 5–10 yıl içinde:

  • Su ve karbon ayak izini ölçemeyen ve raporlayamayan şirketlerin rekabet gücü düşecek.
  • ESG performansı, kredi maliyetlerinden tedarikçi seçimlerine kadar pek çok alanda belirleyici olacak.

Bu da Cleture gibi ESG veri platformları ve BlueIT gibi operasyonel verimlilik sağlayan çözümler için talebi artıracak.

2. Su Kıtlığı ve Yeniden Kullanım Teknolojilerinin Yaygınlaşması

Su kıtlığının artmasıyla birlikte:

  • Gri su arıtımı, otelcilik, inşaat, organize sanayi bölgeleri gibi sektörlerde standart uygulama haline gelebilir.
  • Gristek benzeri tak-çalıştır arıtma sistemleri, yeni projelerde baştan entegre edilen bir altyapı unsuru olacak.

3. Akıllı Tarım ve Gıda Güvenliği

İklim değişikliği, tarımsal üretim desenlerini ve verimliliği doğrudan etkiliyor. Generative Nature’ın temsil ettiği akıllı sera ve topraksız tarım çözümleri;

  • Kontrollü ortamda üretim,
  • Daha az su ve gübre kullanımı,
  • Yıl boyu sürdürülebilir üretim

sayesinde gıda arz güvenliği için kritik rol oynayacak.

4. Kurumsal–Girişim İş Birliklerinin Artması

Koç Holding’in İklim Teknolojileri Programı gibi girişimler, büyük grupların iklim odaklı startuplarla daha yakın çalışacağını gösteriyor. Bu model, Aidea’nın yeni yatırımlarla büyüme hedefi gibi haberlerde de görüldüğü üzere, hem Türkiye’de hem globalde hızla yaygınlaşıyor.

---

Sonuç ve Değerlendirme

Koç Holding ve KWORKS iş birliğiyle başlatılan İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı, ilk döneminde seçtiği BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek ile hem Türkiye’deki iklim teknolojileri ekosistemi hem de su odaklı inovasyon için önemli bir örnek oluşturuyor.

Bu program:

  • Girişimlere eğitim, mentorluk, yatırım ve pilot proje imkânı sunarak ölçeklenme şansını artırıyor.
  • Koç Topluluğu şirketleriyle stratejik iş birlikleri yaratarak, çözümlerin gerçek sahada test edilmesini sağlıyor.
  • Türkiye’deki işletmeler için, su yönetimi ve sürdürülebilirlik alanında somut, uygulanabilir, teknoloji tabanlı araçlar sunuyor.

İklim krizinin derinleştiği, su kaynaklarının giderek daha fazla baskı altında olduğu bir dönemde, bu tür programlar yalnızca bir girişimcilik hikâyesi değil, aynı zamanda geleceğin ekonomik ve çevresel dayanıklılığını inşa etme çabası olarak görülmeli.

Önümüzdeki yıllarda, iklim teknolojileri alanında benzer hızlandırma programlarının, yatırım fonlarının ve kamu desteklerinin artması; Türkiye’yi bölgesel bir iklim teknolojileri merkezi haline getirme potansiyeline sahip. Koç Holding ve KWORKS’ün başlattığı bu program, bu yolculukta atılmış stratejik bir ilk adım olarak öne çıkıyor.

Paylaş
Paylaş: